btn - page 18-19

isteriz. Uzun süreli işlerde satın alma daha
avantajlı olmaktadır. Özet olarak, bu konuda tek
bir doğru olmadığını, kullanıcıların içinde bulun-
dukları koşulları çok iyi analiz ederek kendilerine
en uygun yöntemi tercih etmeleri gerektiğini,
bizim analizlerimize göre, kiralamanın faydalı ol-
duğu durumlarla daha sık karşılaşıl-
dığını ve gidişatın o yönde olduğunu
söyleyebiliriz. Dünyadaki tercihlere
baktığımızda, Avrupa ve Kuzey Ame-
rika pazarları ile uluslararası ana
yüklenicilerin etkin olduğu GCC paza-
rında, kiralama yönteminin satın al-
maya nazaran çok daha fazla tercih
edildiğini, ülkemiz dâhil diğer birçok
ülke için de gidişatın bu yönde oldu-
ğunu görüyoruz. Ülkelerin hukuksal
ve finansal alt yapılarının sağlamlığı
bu konuda belirleyici bir etken olarak
öne çıkıyor. Bu altyapıların çok güçlü
olmadığı ülkelerde kalıp ve iskele fir-
maları, kiraya verdikleri demirbaşla-
rını işin sonunda sağlam bir şekilde
geriye alabilmeleri konusunda ciddi
bir risk ile karşı karşıya kalıyorlar.
Ülkemiz özelinde bakacak olursak,
kiralama yönteminin daha fazla ter-
cih edilmesinin önündeki en büyük
engelin, bu konu olduğunu rahatlıkla
söyleyebiliriz.
2017'yi geride bıraktık 2018 yı-
lının ilk aylarındayız. Bu bağlam-
da Kalıp ve iskele sektörü için
genel bir değerlendirme yapar
mısınız? Sektörün geleceği hak-
kında öngürüleriniz neler ?
Bu konuyu da dünyada ve Türki-
ye’de olmak üzere iki ana başlık altında değer-
lendirmek isterim. Dünyada kalıp ve iskele sek-
törünü yönlendiren büyük markaların, Alman
ve Avusturyalı firmalar olduğunu söyleyebiliriz.
Önceki yıllarda sektörde güçlü markaları olan
İngiliz ve İtalyan’lar artık eskisi kadar güçlü de-
ğiller. Türk kalıp ve iskele firmaları her geçen
gün gelişerek dünya sıralamasında yukarıları
zorluyorlar. Birçok sektörde olduğu gibi kalıp
ve iskele sektörü de, bütün dünya genelinde
hızla yerel olma eğiliminde. Bu eğilim dünyanın
hızlanmasının bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.
Herkes mal ve hizmet tedarik ettiği firmayı he-
men yanı başında görmek istiyor. Şantiyede
herhangi bir sorunla karşılaşan bir müşteri,
aynı gün içinde konunun uzmanı bir yetkili ile
karşılıklı görüşmek istiyor. Ya da ilave bir mal-
zemeye ihtiyacı olan müşteri, en kısa zaman-
da malzemenin sahada olmasını istiyor. Bu ih-
tiyaçları uzaktan kumanda ederek karşılamak
mümkün olmayacağı için, kalıp ve iskele firma-
ları aktif olmak istedikleri pazarlarda, ofisler
ve depolar açarak derinleşmek durumunda
kalıyorlar. Ya da bu hizmetleri verebilecek ye-
rel bayiiler yaratıyorlar. Özet olarak dünyada,
kalıp ve iskele sektöründe yerel olma eğilimi
her geçen gün güçlenerek artıyor. Biz yurt dışı
stratejilerimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz.
Dünyada kalıp ve iskele sektörünü değerlendi-
rirken vurgulanması gereken bir önemli konu
da iş güvenliği ve çalışan sağlığı konusudur.
Kalıp ve iskele sektörü, çok tehlikeli işler sını-
fına giren inşaatın bir alt sektörüdür. İnsan
hayatına verilen değerin artması ile birlikte,
sektörde iş güvenliği ve çalışan sağlığı konusu-
na verilen önem de buna paralel artmaktadır.
Sektörde yenilikçi gelişmelerin büyük bir kısmı,
bu konuyu odak alarak gerçekleştirilmektedir.
Sektörü Türkiye açısından değerlendirdiğimiz-
de, üzerinde durulması gereken en önemli iki
konunun, ülke içinde standardizasyonun sağ-
lanması ve uluslararası pazarlarda rekabet
gücünün arttırılması olduğunu söyleyebiliriz.
2017 yılında sektörün Türkiye’de ileri gelen
firmalarının katılımı ile İKSD İskele Kalıp Sana-
yicileri Derneği kuruldu. Derneğimizin kuruluş
amacı, yukarıda bahsettiğimiz iki konuda sek-
töre katkı sağlamaktır. Henüz çok yeni bir der-
nek olmasına karşın, tüm üyelerin yönetime
aktif katılımı ile önemli çalışmalar yapılmıştır ve
yapılmaya devam edilmektedir. Derneğin de
temel amaçları arasında yer alan, iç pazarda
standardizasyonun sağlan-
ması konusu çok önemli bir
konudur. Kalıp ve iskele işi
insan sağlığı açısından çok
önemli bir iştir. Büyük beton
yükleri vardır. Kalıp ve iskele-
lerin bu yükleri karşılayacak
şekilde tasarlanması, üretil-
mesi ve sahada kurulması
gereklidir. Yüksekte, zorlu
koşullarda çalışmayı gerektir.
Bu işlerin belirli prensipler ve
kurallar doğrultusunda yapı-
labilmesi ve denetlenebilmesi
için, uluslararası otoriteler
tarafından yetkilendirilmiş
uzman kurumlar tarafından,
geçmiş tecrübelerden ve
mühendislik kurallarından
faydalanılarak, uluslarara-
sı geçerliliği olan bir takım
standartlar oluşturulmuştur.
Türkiye’de kalıp ve iskele sek-
töründe Alman DIN normla-
rını temel alan Euronorm’lar,
TSE tarafından Türkiye’ye
adapte edilerek kullanılmak-
tadır. Ülkemizde bu normla-
rın yayınlanması konusunda,
son yıllarda gayet güzel ge-
lişmeler olmuştur ve olmak-
tadır. Fakat yayınlanan bu
RÖPORTAJ
RÖPORTAJ
18
BETON KALIP İSKELE TEKNOLOJİLERİ
| Mart - Nisan 2018
Mart - Nisan 2018 |
BETON KALIP İSKELE TEKNOLOJİLERİ
19
Selim King İntek Yönetim Kurulu Başkanı
Maltepe Piazza Projesi
normların sahada kontrolü, yetkili otoriteler
tarafından denetlenmesi ve buna bağlı olarak
yaptırımların uygulanması konusu maalesef
çok yetersizdir. Birçok projede hiçbir stan-
darda uygun olmayan, merdiven altı olarak
nitelendirebileceğimiz ürünler kullanılmaktadır.
Derneğimiz bu denetleme mekanizmasının
hayata geçirilmesi konusunda, ilgili bakan-
lıklarla birlikte bazı çalışmalar yürütüyor. Bu
konunun çözümü, inşaat sektöründe iş kaza-
larının azalması, kalitenin artması, maliyetlerin
düşmesi gibi birçok açıdan son derece önem-
lidir. Bütün bunlara ek olarak, gerek inşaat
firmalarının gerekse kalıp ve iskele firmalarının
uluslararası pazarlarda rekabet gücünün art-
ması açısından da bu ülke içindeki standardi-
zasyonun sağlanması konusu çok önemlidir.
Uluslararası standartlarda iş yapma kültürünü
kendi ülkemizdeki projelerde sağlayamadığımız
takdirde, bunu uluslararası projelerde sağla-
yabilmemiz çok daha zor olacaktır. Özetle,
yurt içinde denetleme mekanizmasının hayata
geçirilerek, işlerin uluslararası standartlara
uygun olarak yapılmasının sağlanması, Türk in-
şaat sektörü ve bunun bir alt kolu olan kalıp ve
iskele sektörü için büyük önem taşımaktadır.
Geçtiğimiz yıllarda İntek önemli projelerde
yer aldı. Yeni yılda da önemli projeler ola-
cak mı? Hali hazırda netleşen projeleriniz
var mı?
2017 yılında yurt içinde, İstanbul 3.Havali-
manı, Gebze İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara
Otoyolu, Kocaeli ve G.Antep Entegre Sağlık
Kampüsleri, Akzirve Strada, Rönesans Piaz-
za, Nivo Ataköy, Piyalepaşa İstanbul, Nidapark
Küçükyalı, Büyükyalı, Gül Proje Expres ve TEM
Point projeleri, Rönesans İzmir Karşıyaka
AVM, İstinye Park İzmir AVM, YDA Center ve
Söğütözü projeleri, yurt dışında Bahreyn Hava-
limanı, Kıbrıs Ercan Havalimanı, S.Arabistan
Yanbu Güç ve Arıtma Tesisi, Kongo ABD Bü-
yükelçiliği, Oman Port Of Duqra Limanı, Mos-
kova Leningradsky Kraliyet Meydanı karma
projeleri başta olmak üzere daha bir çok pro-
jede başarı ile hizmet verdik. 2018 yılında da
yurt içinde ve yurt dışında birçok önemli pro-
jede yer almaya devam edeceğiz. Bunlardan
yurt içinde, Ankara ABD Büyükelçiliği, Sinpaş
Gökorman, Esta Acıbadem, Nidapark Bomon-
ti ve Nidapark İstinye projeleri, yurt dışında
Özbekistan’ın mega projesi Tashkent City, Bul-
garistan Sofya’da Grand Kanyon, Uganda’da
ABD Büyükelçiliği, Cezayir’de Souk Tleta Barajı
projelerinin sözleşmelerini imzaladık, bir kısmı-
nın sevkiyatlarına başladık, bir kısmı ise üretim
aşamasında. Bunların dışında daha birçok
önemli proje ile görüşmelerimiz sürüyor.
İhracat çalışmalarınız hakkında da bilgi ve-
rir misiniz ?
Yazımın başında da belirttiğim gibi, bizim uzun
yıllardan beri odaklanmış olduğumuz yurt dışı
pazarlar, çoğunlukla gelişmekte olan ülkeleri
kapsamaktadır. Uluslararası müteahhitlik hiz-
metlerinde dünyada ilk üçün içinde yer alan
Türk müteahhitleri, bizim bu pazarlara ulaşa-
rak ihracat yapmamızda büyük rol oynadılar.
Bizler bu ihracat kanılını kullanmaya devam
ediyoruz. Bununla birlikte hem riskleri dağıt-
mak hem de daha büyümek ve gelişmek için
alternatif kanalları devreye sokmamız gerekti-
ğini biliyoruz. İsviçre ve İtalya’da kiralama ya-
pan kalıp firmaları ile birkaç yıldır çalışıyoruz.
Avrupa pazarına yaptığımız bu ihracatlardan
büyük tecrübeler edindik. Hem yazılı doküman
altyapımızı hem de ürün kalitemizi geliştirdik.
Bu birikimlerimizi kullanarak Avrupa pazarın-
da daha aktif olmayı hedefliyoruz. Son yıllarda
Balkanlar, İngiltere ve Kuzey Amerika’da bir
takım girişimlerimiz oldu. Bazı bölgelerde yerel
ortaklarla anlaşmalar yaptık, bazı bölgelerde
ise görüşmelerimiz devam ediyor. 2018 yılının
ortasından itibaren bu çalışmalarımızın sonuç-
larını almaya başlayacağımızı tahmin ediyo-
rum. Afrika pazarı da ihracatta hedef pazarla-
rımız arasında yer alıyor. Kuzey Afrika’da uzun
yıllardır birçok projede yer aldık. Önümüzdeki
dönemde sahra altı Afrika’ya da daha fazla
önem vereceğiz.
AR-Ge çalışmalarınız hakkında bilgi verir
misiniz? Yeni yılda yeni bir ürün görecek
miyiz?
Ar-ge çalışmalarımızın odak noktasında,
müşterilerimizin ihtiyaçlarının doğru olarak
tespit edilmesi vardır. Bunların tespitinde,
satış sonrasında şantiyede gözetim ve eği-
tim desteği veren süpervizörlerimizden ge-
len geri bildirimlerden faydalanıyoruz. Tasa-
rım ekibimiz, Gebze tesisimizde yaklaşık 800
m² büyüklüğünde bir kapalı alanda ar-ge
faaliyetlerini sürdürüyor. Yeni ürün olarak,
elle taşınan ve vinçle taşınan döşeme panel
kalıpları üzerinde çalışmalarımız devam edi-
yor. 2018 yılı içinde döşemelerde kullanılan
panel kalıp sistemlerini ürün portföyümüze
ekleyeceğiz. Son yıllarda ülkemizde yapılan
binaların statik projelerinde, kirişsiz döşeme
ile çözümün arttığını gözlemledik. Bu gözle-
mimiz ve kiralama pazarındaki büyüme hızı,
bizi döşemelerde kullanılacak bir panel kalıp
tasarlamaya doğru itti. Plywood, mahya ve
ızgara üçlüsünün yaptığı işi tek başına yapan
panel kalıplar, özellikle kirişsiz döşemelerde
hem işçilik hem de malzemelerin yıpranması
açısından önemli tasarruflar sağlamaktadır.
Plywood dahil olarak kiralanabilmesi, siste-
min bir başka avantajlı tarafı olarak dikkat
çekmektedir. Bu sene yeni geliştirdiğimiz
otomatik tırmanma sistemimizi İskele ve
Kalıp fuarında müşterilerimizin beğenisine
sunacağız. Otomatik tırmanma sistemleri,
yüksek yapılarda, binanın yoğun betonarme
perde içeren çekirdek bölgesinin, binanın
döşemesinden kopartılarak ve kule vinç kul-
lanmadan bağımsız olarak yükseltilmesini
sağlayan, teknolojik sistemlerdir. Çekirdek
perdesi ile döşemenin birbirinden ayrı ça-
lıştırılarak zaman kazandırması, kule vinç
zamanından tasarruf sağlaması, iş güvenliği
standartlarının yüksek olması gibi çok önem-
li faydalar sağlar. Projeye uygun tasarım,
sistemin başarılı olmasında çok önemlidir.
Bu nedenle her proje kendi içinde ayrı bir
tasarım gerektirir.
z
Dalyan Konut Projesi
1,2-3,4-5,6-7,8-9,10-11,12-13,14-15,16-17 20-21,22-23,24-25,26-27,28-29,30-31,32-33,34-35,36-37,38-39,...52
Powered by FlippingBook